Her Şeyi Sabırla Beklemek Ve Hakikat Penceresinden Seyretmek

        Kış gelmeden üşümek, yaz gelmeden sıcaklamak, yürümeyi bilmeden koşmak insana sadece üzüntü verir. Beklemek gerekir o dönemler gelmesi için. Konuşmadan anlaşmaya ve anlaşılmaya çalışmak, dinlemeden dinlenilmeye çalışmak, üretmeden harcamak, yola çıkmadan bir yere gidemeyeceğimizi düşünmek, dokunmadan hissetmeye çalışmak insanı bazı olumsuz durumlara sürükleyebilir.  Ve bu durum sabırsızlığın olduğunu gösterir.

            Hayat insanlığa ve yaratılan tüm canlılara sunulmuş bir hediyedir. Hayat, parça parça ve içinde serüvenler olan bir nimettir. Her şey, her an değişmeye hazırdır. Bazen anlayamadığımız anlar yaşasak da hayatın gerçek Sahibi (cc) tarafından yönetildiğimizi unutmamak gerekir. Yapacaklarımız yanlış ise Allah cc. kudreti ile tedbir eder. Yani;

‘Doğrusu Rabbim dilediğine lutfunu ihsan eder. Şüphesiz O, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.’ (Yusuf Suresi 100.ayetin son satırı)

            Olgunlaşmamış bir meyveden tat almaz insan. Bundan dolayı onun olgunlaşmasını ve tatlanmasını beklemek gerekir. Hayatlarımız da buna benzer. Bazen sabırsızlanırız bir şey olsun diye. Oysaki bebek bazı evreler geçirdikten sonra çocukluk çağına gelir. Çocuk da bazı evreler geçirdikten sonra genç, genç bazı evreler geçirdikten sonra olgunluk ve ardından yaşlılığa ulaşır.

            Bilgi, tecrübe, saygı, sevgi hep sabırla olan duygulardır. Burada Allah’ın rahmetini görürüz. Eğer Rabbim bize karşılaşacağımız olumsuz durumları önceden haber vermiş olsa idi belki de biz ölmeyi tercih ederdik. Ama Rabbim yaşayacaklarımızı zamanın içine gizlediği için ve ona da hakikat ve hayır yüklediği için karşılaştığımız şeylere hem şükreder hem de sabrederiz.

            İnsanın neye ihtiyacı var ise Rabbim o yarattığını ona göre yetiştirir. Hepimizin farklı ihtiyaçları vardır. Aynı zaman ve aynı mekânda olsak da bir şeyden farklı amaçlar, bir şeyden farklı lezzetler alırız. Burada Allah’ın Ganiyy isminin tecellisini de görürüz. Yani sadece maddi anlamda zenginlik değildir bu. Çeşit çeşit duygu yaratmasını, çeşit çeşit nimetler yaratmasını da görürüz.

            Ve hayata ve yaşanılan her güzel ve helal olana alışır insan sabırla. Özlem yüreğini yakıyor olsa da. Ulaşmak istediklerimize ulaşamıyorsak, yapmak istediklerimizi yapamıyorsak, gitmek istediğimiz yere gidemiyorsak, öğrenmek istediklerimizi o anda öğrenemiyorsak. Demek ki o duygular ve yaşanacaklar daha olgunlaşmamış demektir. Bu konuya manevi pencereden bakmak ve düşünmek lazım konuyu anlamak için.

            Bir bebek anne karnında 9 (dokuz) ay bekler dünyaya adım atabilmek için, ay doğmak için güneşin batmasını bekler, ama hep bekler. Allah’ın insanlara kudretini gösterir burada. Ve her ne kadar ayrılıklar olursa olsun ‘Allah bir şeyin kavuşmasını dilerse o hemen kavuşur.’ Güneş ve ay birbirlerini yıllarca bekler kavuşmak için ve kavuşana kadar da asla görevlerini aksatmazlar. Bunda çok güzel ibretler vardır. Allah cc. kavuşmalarını dileği için kavuşurlar.

Rabbim bizleri de Sen’in razı olduğun insanlara ve durumlara kavuştur. Ve bizi bundan razı et. Amin ve ecmain olsun.

 

Ben Işık

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !